8 Kasım: Dünya Radyoloji Günü

Alman fizikçi Prof. Dr. Wilhelm Conrad ROENTGEN‘in, X-ışınlarını keşfettiği ve insanlığın hizmetine sunduğu çok anlamlı bir gün olan 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü’nü bilimsel ve sosyal etkinliklerle kutlanacak. Bu özel günün anlamı ve önemi nedir yazımızda sizler için paylaştık.

8 Kasım 1895 tarihinde Alman fizikçi Prof. Dr. Wilhelm Conrad ROENTGEN‘inX-ışınlarını keşfettiği ve insanlığın hizmetine sunduğu çok anlamlı bir gün. Bugün radyoloji biliminin doğduğu, radyasyonun, hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmaya başlandığı gün. Ülkemizde birçok radyoloji çalışanı, 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü’nü bilimsel ve sosyal etkinliklerle kutlayacak.

Wilhelm Conrad Roentgen Kimdir?

Alman asıllı fizikçi olan Wilhelm Conrad Roentgen, 1845 yılında Rheinland’da doğdu ve 1923 yılında Münih’de öldü. Çocukluğu ve ilköğretim yılları Hollanda’da ve İsviçre’de geçti. Zürih’te üniversite eğitimi gördü. 1876’da Strassburg’da, 1879’da Giessen ve 1888’de Würzburg Üniversitelerinde fizik profesörü olarak öğretim görevi yaptı. 1900’de Münih Üniversitesi Fizik Kürsüsü’ne ve Yeni Fizik Enstitüsü’nün yöneticiliğine getirildi.

1885 yılında kutuplanmış bir yalıtkan hareketinin, bir akımla aynı manyetik etkileri gösterdiğini açıkladı. Fakat asıl ününü, 8 Kasım 1895 yılında X ışınlarını keşfetmesiyle kazandı. Bu ışınları inceleyen Röntgen, X ışınlarının bir doğru boyunca yatıldığını, yansıma ve kırılmaya uğramadığını, elektrik veya manyetik alanların etkisiyle yön değiştirmediğini ispatladı. X ışınlarının, cisimlerin içinden geçme kabiliyetlerini inceledi ve bu ışınların havayı iyonlaştırdığını ortaya çıkardı.

1901 yılında tamamladığı bu araştırmaları sonucu, aynı yılın fizik dalında Nobel Bilim Ödülü‘ne layık görüldü. X veya g ışımalarının miktar ölçümü birimine kendi ismini vermiştir. Günümüzde röntgen ışınları tıp alanında kullanılmaktadır.

Radyoloji nedir?

Röntgen ışınlarından istifade ederek vücudun iç organlarındaki hastalıkların teşhisi ve röntgen, gamma gibi diğer iyonize radyasyon metodları ile bu hastalıkların tedavisi ile de uğraşan tıp ilminin bir dalı. Radyoloji iki ana bölümde ele alınır. Birincisi teşhis radyolojisi, ikincisi tedavi radyolojisi, yani radyoterapidir.

Röntgen ışınları, 8 Kasım 1895 yılında Wilhelm Conrad Roentgen tarafından bulunmuştur. Röntgen veya X ışınlarının bulunmasından 20 yıl sonra uygulamada çok değişik metodlar bulunmuştur. Mesela; 1912 yılında kimografi tekniği (iç organların hareketinin incelenmesi), 1930

yılında pyelografi veya urografi tekniği (idrar yollarının filminin çekilmesi), 1939 yılında radyoizotoplar, 1947 yılında ise betatron ve radyoaktif kobalt bulunmuştur.

Tatbikatta röntgen ışınları yumuşak ve sert olarak ikiye ayrılır. Yumuşak x ışınlarının frekansı düşük, dalga boyu uzundur. Sert x ışınlarının ise dalga boyu kısa, frekansı yüksektir. Sertliğinin fazla olması x ışınlarının en büyük özelliği olup, cisimlerin içine girebilme özelliğiyle doğru orantılıdır. İçinden geçtikleri cismin atom ağırlığının artması, x ışınlarının bu özelliğini azaltır. x ışınları atom ağırlığı fazla olmayan kalın maddelerin içinden çok kolay geçebilirler.

Vücutta en fazla kemikteki kalsiyum, en az da hava, x ışınını absorbe eder (emer). Kan, kas ve yağ dokusu bu ikisinin arasında yer alır. İhtiva ettikleri kalsiyum miktarı fazla olan kemikler, filmde en ince ayrıntılarına kadar net olarak görünür. Mesela kemiklerdeki çatlaklar kolaylıkla röntgen filminde tespit edilirler. Akciğerlerdeki herhangi bir anormal hadise, lezyon (mesela bir apse), içindeki hava sebebiyle siyah-beyaz görüntü şeklinde kolaylıkla tespit edilirler. Barsak tıkanmalarında da gaz-mayi seviyesi, siyah-beyaz görüntü vererek, barsağın şiş ve tıkanık halkalarını ortaya çıkarır.

Röntgen filmleri, birçok hastalığın teşhisinde oldukça önem taşımaktadır. Hatta bazı hallerde sadece röntgen filmleriyle kesin teşhis konabilmektedir. Kırıklar, çıkıklar, akciğer apsesi, mide delinmesi, barsak tıkanması bunlardan sadece birkaçıdır. Röntgen film ve tekniklerinin teşhis ve tedavideki öneminden dolayı radyoloji bir ihtisas dalı haline gelmiştir. Bu dalda ihtisas yapmış olan hekimlere, radyolog denmektedir.

Röntgen ışınlarının tıptaki bir uygulaması da radyoskopidir. Halk arasında ayna olarak da bilinen bu teknikte; röntgen ışınları neşreden bir kaynakla floresan bir ekran arasında bulunan bir kişinin herhangi bir organının mevcut ekranda (fluoroskopi veya radyoskopiyle) doğrudan doğruya tetkiki söz konusudur.

     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir